Gelişmiş Arama

Basit öğe kaydını göster

dc.contributor.authorYurtlu, Fatih
dc.date.accessioned2025-03-14T13:36:09Z
dc.date.available2025-03-14T13:36:09Z
dc.date.issued2025en_US
dc.identifier.citationYurtlu, F. (2025). Güncel yargıtay kararları ışığında önleme araması neticesinde elde edilen delillerin hukuka uygunluğu üzerine bir değerlendirme. Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 11 (1), 289-312.en_US
dc.identifier.issn2687-394X
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/11421/29136
dc.description.abstractÇağdaş ceza muhakemesi sistemleri, insan haklarına uygun yöntemlerle maddi gerçeğe ulaşmayı amaçlar. Bu nedenle kişilere isnat edilen fiillerin her şekilde sübuta erdirilmesi düşünülemez. Ceza muhakemesindeki klasik delil elde etme yöntemlerinden biri olan (adli) arama, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) m. 116 ve devamında düzenlenmiştir. Bu tedbire şüpheli/sanığın yakalanması amacıyla başvurulabileceği gibi delil elde etme amacıyla da başvurulabilir. Ancak dikkat edilmelidir ki, arama yalnızca CMK’da düzenlenmiş değildir. Uygulamada sıkça başvurulan bir diğer arama türü “önleme aramasıdır”. Önleme araması, başta 2559 sayılı Polis Vazife ve Salȃhiyet Kanunu (PVSK) olmak üzere birçok özel kanunda ayrıca düzenlenmiştir. Özünde birbirinden farklı nitelikteki bu iki arama işlemi, özerk bir adli kolluk birimi bulunmaması nedeniyle ülkemizde aynı birimlerce ifa edilmektedir. Aynı birimler tarafından ifa edilmesi, bu iki arama türü arasındaki önemli farklılıkların gözden kaçırılmasına zemin hazırlamaktadır. Ancak koruma tedbiri niteliğindeki adli arama ile özünde idari tedbir olan önleme araması; şartları, niteliği ve amaçları bakımından birbirinden tamamen farklıdır. Bu sebeple her iki arama türünün birbiri yerine ikame edilmesi hukuken mümkün değildir. Buna karşılık uygulamada iki arama türü arasındaki farklılıklar görmezden gelinmekte, çoğu olayda önleme araması adli aramaya eş değer kabul edilmektedir. Ne teorik ne de pozitif hukuki temeli bulunan bu durum, esasında fiili kolluk uygulamasından kaynaklanmaktadır. Bu fiili durumun bizatihi kendisinden daha tehlikelisi ise hukuka aykırı bu uygulamanın yargı organları tarafından kanıksanmış olmasıdır. Bu çalışmamızda, uyuşturucu suçlarına ilişkin bir olay üzerinden “önleme araması neticesinde elde edilen delillerin hukuka uygunluğunu” tartışacağız. Bu hukuki problemi, güncel Yargıtay kararları üzerinden açıklayacak; konuya ilişkin tespit, görüş ve önerilerimizi teorik gerekçeleriyle ortaya koymaya çalışacağız.en_US
dc.language.isoturen_US
dc.publisherAnadolu Üniversitesien_US
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccessen_US
dc.subjectArama ve Elkoymaen_US
dc.subjectAdli Aramaen_US
dc.subjectÖnleme Aramasıen_US
dc.subjectHukuka Aykırı Delilleren_US
dc.subjectAdil Yargılanma Hakkıen_US
dc.titleGüncel yargıtay kararları ışığında önleme araması neticesinde elde edilen delillerin hukuka uygunluğu üzerine bir değerlendirmeen_US
dc.typearticleen_US
dc.relation.journalAnadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisien_US
dc.contributor.departmentAnadolu Üniversitesien_US
dc.identifier.volume11en_US
dc.identifier.issue1en_US
dc.identifier.startpage289en_US
dc.identifier.endpage312en_US
dc.relation.publicationcategoryMakale - Ulusal Hakemli Dergi - Başka Kurum Yazarıen_US


Bu öğenin dosyaları:

No Thumbnail [100%x250]

Bu öğe aşağıdaki koleksiyon(lar)da görünmektedir.

Basit öğe kaydını göster