Gelişmiş Arama

Basit öğe kaydını göster

dc.contributor.advisorGüneş, İhsan, 1955-
dc.contributor.authorÖzkan, Kenan
dc.date.accessioned2007-05-04T09:07:02Z
dc.date.available2007-05-04T09:07:02Z
dc.date.issued2006
dc.identifier.uri
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/11421/2802
dc.descriptionTez (yüksek lisans) - Anadolu Üniversitesien_US
dc.descriptionAnadolu Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Tarih Anabilim Dalıen_US
dc.descriptionKayıt no: 353845en_US
dc.description.abstract"Yeni Dünya"da, 4 Temmuz 1776'da kurulan Amerika Birleşik Devletleri, 1823 yılında ilan edilen Monroe Doktrini ile "Eski Dünya"nın siyasetinden uzak durma ilkesini benimseyerek bütün ilgisini Amerika kıtasında meydana gelen gelişmelere yöneltti. Bu yalnızlık politikası 6 Nisan 1917'ye kadar sürdü. Başkan Wilson, Senato'daki konuşmasında Almanya'ya savaş açılmasını isteyerek bu geleneksel politikaya son vermiştir. Böylece Amerikan tarihine ve Wilson'un siyasi yaşantısına başarısızlıkla geçecek olan yeni bir dönem başlamıştır. "Wilson İdealizmi" diyebileceğimiz ve ilan ettiği 14 Prensip ile somutlaşan bu yeni politika ile Amerika Birleşik Devletleri demokrasinin koruyucusu rolüne soyunmuştur. Wilson tarafından ilan edilen 14 ilke, Osmanlı Imparatorluğu'ndan ayrılarak bağımsızlıklarına kavuşmak isteyen milletlere umut ışığı oldu. Ortaya attığı bir diğer ilke olan "Açık Kapı" siyasetiyle de yeni pazarlar elde etmek amacını gütmüş ve uluslararası rekabette söz sahibi olmaya çalışmıştır. Amerikan siyasetine Wilson'un getirdiği bu köklü değişiklik, ABD'yi daima uzak durmaya çalıştığı Avrupa siyasetine bulaştırmıştır. Amerika Birleşik Devletleri, her ne kadar 6 Nisan 1917'de Almanya'ya savaş ilan etse de Osmanlı Devleti'ne karşı doğrudan bir savaş ilanında bulunmamıştı. Osmanlı Devleti ise Almanya'nın baskıları karşısında 20 Nisan 1917'de verdiği nota ile Amerika Birleşik Devletleri'yle olan diplomatik ilişkilerini kesmiştir. Mütareke dönemi boyunca iki ülke arasındaki siyasi ilişkiler kesik olmakla birlikte gayri resmi yollardan bu ilişkilerin sürdürülmesi yoluna gidilmiş ve özellikle ABD'nin bu politika sayesinde bölgedeki ekonomik çıkarlarını korumak istediği anlaşılmıştır. Anadolu'da başlayan Milli Hareket'le olan ilişkilerinde de aynı yöntemi izleyen ABD, öncelikle Milli Mücadele'nin alacağı şekli yakından takip ederek temkinli tavrını sürdürmüş, ancak Sakarya Savaşı'nın hemen arkasından Ankara'ya gönderdiği, önce ticari sonra da siyasi temsilcileri aracılığıyla yeni kurulmakta olan Türk Devleti ile ilişkilerini geliştirmeye başlamıştır.en_US
dc.language.isoturen_US
dc.publisherAnadolu Üniversitesien_US
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccessen_US
dc.subjectTürkiye -- İlişkiler -- ABD -- Tarihen_US
dc.subjectABD -- İlişkiler -- Türkiye -- Tarihen_US
dc.titleTürkiye-ABD ilişkileri (1918-1923)en_US
dc.typemasterThesisen_US
dc.contributor.departmentSosyal Bilimler Enstitüsüen_US
dc.identifier.startpageX, 373 y. + 1 CD-ROM.en_US
dc.relation.publicationcategoryTezen_US


Bu öğenin dosyaları:

Thumbnail

Bu öğe aşağıdaki koleksiyon(lar)da görünmektedir.

Basit öğe kaydını göster